09 Mayıs 2017 Salı
  • DOLAR2,8709
  • EURO3,0873
  • BIST81.713
Sağanak Yağışlı
20°C

2012 Facebook Twitter Google+ Dudu Pinteres Instagram Savaşları

2012 Facebook Twitter Google+ Dudu Pinteres Instagram Savaşları
Sosyal MedyaTüm Makaleler - 11 Nisan 2012

 

2012 yılının başından itibaren internette sosyal paylaşım siteleri arasındaki inanılmaz boyutlardaki rekabetine şahit oluyoruz. Geçen yıl bu rekabet biraz daha sessiz ve alttan devam ediyordu. Daha önceki yıllarda ise, şuanda  Dünyanın en büyük sosyal paylaşım ağı Facebook’un hakimiyetini kimse tartışamıyordu. Fakat 2011 yılında Twitter’in bazıları için beklenmedik çıkışı Facebook’u harekete geçirdi. Twitter’in Following ” Takip”  uygulamasına Facebook’un ” Abonelik” uygulamasıyla karşılık vermesi pek etkili olmadı.

2011 Twitter için belkide kendilerinin bile tahmin etmeyeceği kadar verimli geçti. Hatta bir ara denilebilir ki popüleritede Facebooku geride bıraktı. Başta ülkemizde olmak üzere birçok ülkede arayüzü farklı dillere çevrilince kullanıcı sayısını katlayarak yükseltti. Bu belki Twitteri biraz kaliteden ödün vermeye  zorlamış olsa da ilerleyen zamanda yeni gelen kullanıcılar ile eski ve Twitteri Twitter yapan kullanıcılar arasındaki farkı zamanla kapattı.

 

 

 

 

Kesinlikle 2011 yılının Twitter’in yılı olduğunu söyleyebilirim. Çünkü bunun en önemli sebebi, Twitter bir değer yarattı. Biz dünyalıların literatürüne  ”Tweet” diye bir kavram sokmayı başardı. Bu bile Twitterin değer olduğuna en önemli kanıttır. Ama bundan daha önemlisi, Özellikle facebook’u panikleten özelliği ”Following” takip uygulamasıydı. Ta en baştan felsefesini takip ve trend üzerine kuran Twitter‘in bu  uygulamalarının önemini facebook ve diğer soyal paylaşım ağları çok geç anladılar ve aldıkları önlemler başarısız oldu.

Facebookta hesabı kapatılan insanların bir istatistiği çıkarılmış olsa, inanıyorum ki en çok hesabı kapatılanlar grubunda, sınırsız arkadaş eklemek isteyen kişiler olacaktır, fakat facebook bir kullanıcının en fazla 5000 arkadaş eklemesine izin veriyor.  Yani facebook’ta en fazla 5000 arkadaşınız olabilir. Ama kullanıcılar bunun daha fazlasını istiyorlar. İnternet kullanıcıları 2011 yılına kadar şiddetle paylaşımlarını bariyersiz bütün dünyaya yama eğilimdeydiler , çok geniş bir kitleye ulaşmak istiyorlardı. her ne kadar Facebook bu imkanı onlara Grup ve Sayfalarda veriyordu ama kullanıcının istediği sınırsız arkadaş eklemekti. Facebook bu talebe karşılık vermek yerine onları cezalandırmayı tercih etti. Böyle olunca da, internet kullanıcıları da Twitteri tercih ettiler. Tabi bütün bunların yanına Faceboo’un dil bariyerlerini ortadan kaldırma, yani yazılan mesajları farklı dillere çevirme girişimi bir fiyaskoyla sonuçlanması  işin tuzu biberi oldu. Halbuki dil bariyerleri yani yazılan mesajları tercüme işlemi kesinlikle Twitter’in sisteminde çok daha kolay ve maliyeti daha az olacaktı.

Çünkü Twitter internet kullanıcılarının talebine karşılık veriyordu. Sınırsız kitleye ulaşma imkanı sizin elinizdeydi. Bu en önemli etken fakat Twitterin yükselmesinde diğer etkenlerde vardı. Bunlardan en önemlisi ve diğer sosyal paylaşım ağlarını zorlayacak olan özelliği 140 karakterli Tweet yazılması.  Kullanıcıların 140 karakterden fazla bir şey yazamamaları ilk başta bir dezavantaj olarak görünse de Twitter kullanıcılarını buna alıştırarak bu dezavantajı bir avantaja çevirdi. Işık hızıyla ilerleyen internet teknolojisinde soyal paylaşım ağlarında kullanıcıların kaçta kaçı uzun uzun makaleleri, dosyaları v.s paylaşımları okuyor ki?

2011 yılında sosyal paylaşım ağlarına çok geç giren Google de bir  şeyler yapmaya çalıştı. Geçen yıl arama motorları cehanında işlerin iyi gitmediği google, Google+ ile de beklediğini alamadım. Dünya’nın en büyük arama motoru olmasına ve yüzmilyonlarca insanın Gmaili kullanmasına rağmen Google+ istenilen çıkışı yapamadı ve diğer sosyal paylaşım ağları karşısında tabiri yerindeyse hiçbir varlık gösteremedi. Buda bizi şunu gösterdi, önemli olan ne kadar büyük olduğunuz değil, ne kadar değer yarattığınız. Arama motoru devi ve dünyanın en büyük şirketlerinden birisi olan google bir değer oluşturamadı ve diğer sosyal paylaşım ağlarından farklı  bir şey yaratamadı. Hatta biraz daha ileri giderek şunu söyleyebiliriz, eğer Google ve Gmail altyapısı olmasa Google+ bugün çok sıradan adı duyulmamış bir sosyal paylaşım ağı olacaktı.

Buraya kadar yazdıklarımız toparlayacak olursak 2011 yılı Twitter’in yılı oldu ve meseleye hangi açıdan bakarsanız bakın sosyal paylaşım ağlarında en iyi gelişmeyi Twitter gösterdi, çünkü kuruluş felsefesi ve akıllı planlamalarla bu başarıyı hak etti.

               

              2012 yılına çok hareketli girdik. Bir gün geçmesin ki, sosyal paylaşım ağları hakkında, bir haber bir yenilik duyulmasın. 2011 yılında 2.5 milyonluk mütevazi kullanıcısıyla en genç ve dil bariyerlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan iyi niyetli soyal paylaşım ağı Dudu 2012 yılının ilk ayında yılın en pahalı domainini Çinli SEDO firmasından  1 milyon dolara satın alan Godudu olan ismini  Dudu yani  www.dudu.com  olarak 2012’ye en hızlı girişi yapan sosyal paylaşım ağı oldu. Şu sıralar sürekli sistemlerini değiştiren ve geliştirmeye çalışan site dil bariyerleri sorunuyla boğuşuyor.

2011 yılında farklı uygulamalarla gündeme gelmeye çalışan ve sürekli itibar kaybeden Facebook Zaman Tüney’le bir çıkış yapmaya çalıştı ama istediği sonucu alamadı, hatta diyebiliriz ki kullanıcılarının çoğundan olumsuz tepkiler aldı. Ve istediği çalkantıyı yaratamayan Facebook bunu Nisan ayının başlarında Instagramı 1 milyar dolara satın alarak sansasyonel bir alışverişe imza attı. Ve bir anda internette gündemin 1 numaralı konusu oldu. Tabii bunun etkisi ne kadar devam eder bilinmez ama 2011 yılından itibaren Twitter’le bir türlü baş edemeyen facebook bu astronomik alımla şimdilik Twitter’i gölgede bıraktı. Şayet Twitter yakın bir zamanda şapkasından bir tavşan çıkarmaz ise uzun zaman daha Facebook konuşulacak gibi.

Facebook’un bu sansasyonel alımından 2-3 gün sonra Google bir duyuru yaptı kullanıcılarına kendi resmi blogunda. Google+ güncellenmişti ve yeni arayüzüne kavuşmuştu. Bunun dışında yeni uygulamalarda vardı, toplu görüntülü chat v.s gibi. Ama Google’nin bütün yapacakları  bu ise 2012 yılında yine rakiplerinin çok gerisinde kalacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.                

                  Bütün bu kıran kırana devam eden rekabet içerisinde, yavaş yavaş seslerini duyurmaya başlayan bir kaç site daha oldu. Pinteres, Flickr ve Instagramı’da ekleyebilirdik fakat artık facebook’un bünyesinde.  Bu sitelerin kendi aralarındaki rekabetler daha gündem oluşturmuş değil ama beklentiler yakın bir gelecekte farklı uygulamalarla gündeme gelecekleri gönünde.

 

2011 yılında Twitter ve Facebook arasında geçen sosyal paylaşım ağı rekabeti 2012 yılında büyük bir savaşa dönüştü. İlerleyen süreçte bu durum çok daha ilgi çekici hal alacaktır mutlaka fakat bu rekabetin ekonomik alana çekilmesi çok yanlış.  Twitter gibi değer oluşturmak yerine, parayı konuşturmak ne kadar ve nereye kadar başarılı olacak hep beraber göreceğiz.

 

 

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

*

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Kefline
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır. SEO Hizmetleri Seondex tarafından verilmektedir.